Gezmen Hukuk Bürosu

8 Eylül 2026

Mirasçının Rızası Olmadan Terekedeki Taşınmaz Satılabilir mi?

Elbirliği mülkiyetinde taşınmaz, tüm mirasçıların rızası olmadan satılamaz. Mirasçıların hukuki seçenekleri ve başvuru yolları hakkında bilgi edinin.

Mirasçının Rızası Olmadan Terekedeki Taşınmaz Satılabilir mi?

Mirasın birden fazla mirasçıya intikal ettiği hâllerde, mirasın paylaşılmasına kadar mirasçılar arasında miras ortaklığı meydana gelir. Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca mirasçılar, terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve kanun veya sözleşmeden doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

Bu düzenlemenin doğal sonucu olarak, terekeye dâhil bir taşınmazın mirasçılardan biri tarafından diğer mirasçıların rızası olmaksızın tek başına satılması, elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece mümkün değildir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş ve bağımsız mülkiyet payları bulunmadığından, mirasçılardan hiçbiri terekeye dâhil belirli bir taşınmaz üzerinde tek başına malik gibi tasarrufta bulunamaz.

Elbirliği Mülkiyetinde Tasarruf Yetkisi

Elbirliği mülkiyetinin temel özelliği, mülkiyet hakkının belirli paylara ayrılmamış olmasıdır. Mirasçılar, terekenin tamamı üzerinde birlikte hak sahibidir. Bu nedenle terekeye ait bir taşınmazın satışı, devri veya başka bir aynî hakla sınırlandırılması gibi işlemler bakımından kural olarak tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir.

Dolayısıyla mirasçılardan birinin diğer mirasçıların bilgisi veya rızası dışında taşınmazı tek başına satışa çıkarması, tapuda kendi adına kayıtlı bağımsız bir pay bulunmadığı sürece, kendisine taşınmazın tamamını devretme yetkisi vermez.

Miras Payının Devri ile Taşınmazın Satışı Aynı Şey Değildir

Burada önemli bir hukukî ayrım yapılmalıdır. Bir mirasçının miras payı üzerindeki tasarrufu ile terekeye dâhil belirli bir taşınmazın satılması birbirinden farklıdır.

Mirasçı, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde miras payını devredebilir. Ancak miras payının devredilmesi, mirasçıya terekeye dâhil belirli bir taşınmazın tamamını tek başına satma yetkisi vermez.

Başka bir ifadeyle, "miras payının devri" ile "terekedeki belirli bir taşınmazın devri" aynı hukukî işlem değildir. Özellikle birden fazla taşınmazın veya farklı malvarlığı unsurlarının bulunduğu terekelerde bu ayrım büyük önem taşır.

Mirasçılardan Biri Taşınmazı Satmak İstiyorsa Ne Yapabilir?

Mirasçılardan birinin taşınmazın satılmasını istemesi, diğer mirasçıların da mutlaka satışa razı olması gerektiği anlamına gelmez. Ancak mirasçının başvurabileceği hukukî yollar bulunmaktadır.

Her mirasçı, kural olarak mirasın paylaşılmasını talep edebilir. Paylaşma sonucunda taşınmazın bir mirasçıya bırakılması ve diğer mirasçıların paylarının başka malvarlığı unsurlarıyla veya bedel ödenmesi suretiyle karşılanması mümkün olabilir.

Mirasçıların paylaşma konusunda anlaşamamaları hâlinde ise şartlarına göre paylaşma davası veya taşınmaz bakımından ortaklığın giderilmesi yoluna başvurulması gündeme gelebilir.

Elbirliği Mülkiyetinin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi

Türk Medeni Kanunu'nun 644. maddesi uyarınca, mirasçılardan biri elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini talep edebilir. Bu durumda diğer mirasçılara gerekli bildirim yapılır ve kanunda öngörülen usul uygulanır.

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüşmesiyle birlikte her mirasçının belirli bir mülkiyet payı ortaya çıkar. Bundan sonra her mirasçının kendi payı üzerindeki tasarruf yetkisi ayrıca değerlendirilir.

Ancak burada da önemli bir husus vardır: Bir mirasçının kendi payı üzerinde tasarruf edebilmesi, diğer mirasçıların paylarını da tek başına devredebileceği anlamına gelmez.

Mirasçının Rızası Olmadan Yapılan Satışın Sonucu

Elbirliği mülkiyeti devam ederken gerekli tüm mirasçıların katılımı olmaksızın gerçekleştirilen bir taşınmaz devrinin hukukî sonucu, işlemin nasıl ve kim tarafından gerçekleştirildiğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Tapu sicilinde mirasçıların tamamının malik olduğu bir taşınmazın, mirasçılardan yalnızca biri tarafından diğerlerinin yetkisi veya rızası olmaksızın üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde, işlemin geçerliliği ve tapu sicilinin düzeltilmesine ilişkin hukukî sonuçlar gündeme gelebilir.

Bu nedenle böyle bir işlemle karşılaşan mirasçının, tapu kayıtlarını ve yapılan işlemin dayanağını gecikmeksizin inceletmesi önem taşır. Somut olayın özelliklerine göre tapu iptali ve tescil başta olmak üzere farklı hukukî başvuru yolları söz konusu olabilir.

Hukuki Danışmanlık

Hukuki destek almak ister misiniz?

Bu site, ziyaretçi istatistiklerini analiz etmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Daha fazla bilgi için Veri Koruma Politikamızı inceleyebilirsiniz.